Ablam geldi işte son yazıdan sonra. Bir haftadır onunla ilgileniyordum. Gezdik falan. Ama Alsancak'a gidemedik nası koydu biliyo musun :D Her neyse, halam geldi bu sıralarda. Atkı ördü bağa. Çok hoşuma gitti atkı. Her yere takasım geliyo. Ablam eldivenini de hediye etti bana. Mutluyum falan.
Onun dışında bi o sitede bi bu sitede dolanıp duruyorum. Bi mimim var onu da yazıcam yakın zamanda.
Yarın da gidicek ablam zaten. Özleyeceğimden eminim ama işte. Gitmek zornda. Şimdilik tek tesellim bu.
Geçen yazıda bi çocuk var benden hoşlanıyo korkuyorum demiştim ya. Lakabı HAŞİNdi hani :D He işte, şimdi bu çocuk sapık tamam mı? Bu çocuğa okulda, "Külotçu" diyorlar. Düşün artık sapıklığını . Bizim sınıftaki çocuklara fantazilerini, yaşadıklarını falan anlatıyormuş hayvan :D
Tipi de bi garip. Tuvaletten çıktıktan sonra koridorda kapatıyo fermuarını öküz :D O kadar iğrenç ki. Geçenlerde "Safinaz"la yolun ortasında duruyoduk da üzerime doğru geldi kese kese.
Ondan sonra bu çocuk beni feysbukta ekledi. Ben bi çocuktan hoşlanıyodum baya, kabul etmedi feysbukta beni çok üzüldüm diye empati kurup ekledim bu çocuğu. Anam çocuk bi yapıştı!
Okulda sürekli beni kesiyo. Sürekli önümden geçiyo. Artık arkadaşlarım bak şimdi dönüp bakıcak diye iddiaya girmeye başladılar ya. dönp bakıyo üstelik djghdn
her neyse, film izliyoduk okulun son günü. oturduğumuz sıraya oturdu çocuk ya! anam beni bi tırsma aldı. çocukla aramızda iki koltuk var sadece. aramızdaki koltuklar boş. Safinaz da yalnız bıraktı beni! Kaçtı hemen sağda yer bulup. Elini tutuyorum artık Safinaz'ın beni bırakma diye. İ* falan "angelica, hala yaşıyo musun ses ver" diyodu öndeki koltuktan. Çocuk bi de ülkücü falan.
Çıkışta kıstırır. yapar yani.
öyle geçti. en son feysbukta, "okulda hiç pas vermiyosun" yazdığından beri çevrimdışıyım.
korkuyorum haceeer. çok korkuyoruum.
bu da böyle bi anımdı işte. arkadaşlarım biri kolumdan çekiyo, öbürü ne bakıyosun diyo çocuğa. böyle geçinip gidiyoruz işte dhbgd okul başlayınca napıcam bilmiyorum.
dersler başlasın istemiyorum zaten. ceviz'imi de çok özledim. 2-3 fotoğrafını görebiliyodum eklemeden en azından. onları da kitledi öküz. göremiyorum şimdi hiç birini.
ÇOK MAĞDURUM MEMEDALİ BEEEEEEY.
hadi genşler. CİMCİRDİM.
dipçik not: buraya kadar okuyabildiysen, akşam makşam deme, git bi çikolata ısmarla kendine. valla. hatta izmir e yolun düşerse ben alrım çünkü abarttım biraz. ihi.
30 Ocak 2010 Cumartesi
Haşin/Ceviz/Tatil
22 Ocak 2010 Cuma
Tatil laaaaan.
İşte bugün karneleri aldık. Ceviz bugün okula gelmedi. Saçlarım da çok güzeldi halbuki. Olsun.
Bu aralar ergenlik damarlarım fazla kabarıyo. Heeerlısıyla atlatalım da bi.
Bir süre insanlarla hiç iletişim kurmak istemiyorum aslında. Böyle kendi haline bırakılmış, duymadığı için adını unutmuş biri olmak istiyorum. Böyle dolanayım ortalarda, kendimle baş başa kalıp yalnızlığın ne kadar muhteşem bir şey olduğunu düşüneyim. Kötü olduğunu düşündüğüm zaman dönerim sosyal hayatıma.
Zaten bi kitapçık verdiler okulda. Sosyal hayat kalcakmış gibi gözükmüyo. Çalış dur diyolar.
Bileydim liseye geçmezdim ha. Zor be. Bilmemkaç kişilik 9. sınıflardan sadece 3 kişi alıyor taktir. Üstelik derslerim iyiydi benim. Kahretsin. Teşekkür de iyi ama taktir varken koyuyo biliyo musun?
Üstelik matematikçiden sözlü notuyla birlikte 5 bekliyodum. Fizikçiden de 4. Ama ben bunu hakediyodum. Gerçekten. Diğerleri haklı ama bunlar kesinlikle değil.
Her neyse. iki tane 3, üç tane 5 ve gerisi 4 olan bir karne kötü sayılmaz sonuçta.
Sonra size bir ara dur lakap bulalım mmm HAŞİN olsun adı. Onu tanıtıcam size. Bu aralar korkuyorum bu çocuktan.
Özetlyecek olursak,
- Tatil geldi laaaaaaaaaaaan.
- Birisi benden hoşlanıyor.
- Birisi daha benden hoşlanıyor.
- Birisini çok seviyorum.
- Oha tatil ödevleri nası biticek?
- 2. maddeyi size anlatıcam meraklanmayın.
- maddelemiyodum ya cıvığını çıkarcam şimdi dfhgbd
- karnem de iyi işte nolsun..
- asosyalliğim ve ergenliğim üzerimde.
- ve son olarak. ABLAM GELİYO ULEEEEEEEEEEEEYN.
Sizi çok özlemişim be.
17 Ocak 2010 Pazar
Ceviz.
Bi çocuktan hoşlandığımı söylemiştim ya hani. Lakabı ceviz olsun onun.
Her neyse, ben bu çocuğu ekledim feysbukta. Ama kabul etmedi. Dünden beri yastayım.
Yani kabul etseydi nolurdu sanki. Peeh.
İnsan bi tanıma fırsatı verir. Herkesin 2. şansı var benm 1 bile yok :P
Her neyse. Çok üzüldüm ben.
Napıcağımı bilmiyorum hiç. Ulaşmak için tek yolum buydu.
Yazasım da yok. Ne yaptığım da belli değil zaten.
Geçinip gidiyoruz öylecenek.
Hadi cimcirdim genşler.
10 Ocak 2010 Pazar
Teknoloji özürlü little Ç.K
Bugün küçükken bilgisayar özürlü olduğumu öğrendim.
Meğer babamın bana bilgisayar oyunu alıp durmasının sebebi buymuş.
Sürekli oyun alıp alıp oynatmaya çalışıyolarmış ben oynamıyomuşum.
Hatta annem "teknoloji özürlü olcak buuu" diye üzülüyomuş.
Babamsa bana oyun oynatmaya çalışıyomuş.
Bunu yıllaaar yılllaaar sonra annemle teknoloji muhabbeti yaparken, anneme yeni çıkan şeyleri anlatırken öğrenmem komedi değildir de nedir?
Kadıncağız şimdi de "bileydim uğraşmazdım. bağımlı oldu" diyodur içinden.
ama çok ilginç. ben ve net sevmemek!
git işine allaaaşkına :P
08 Ocak 2010 Cuma
Sıradan
Şu anda birisinden çok hoşlanıyorum.
Ama gelip geçici olabilir. Değinmicem şimdilik.
Onun dışında içimde acayip bi yazma isteği var. Ama bu günlük değil sanırım.
Son zamanlarda bunu çok sorguluyorum.
Çikolata Kız'a eskisi kadar bağlı değilim sanırım.
Her neyse, günler güzel geçiyor.
Normalde dersler de süper ama coğrafya sınavım pek iyi geçmedi.
onun dışında, twitterımın adresini değiştirerek kendimi gerçekten ifşa etmiş oldum.
başkaaa başka
bir de Esra Hoca'ya kendimi çok yakın hissediyorum. Ona tumblrımın, diğer blogumun adreslerini verdim. Burası pek hoş olmaz tabi :p
İştöyle.
Günler sıradan.
Hayat garip falan.
CİMCİRDİM.
05 Ocak 2010 Salı
Friday I'm in love.
Bilmem. Aslında ben ve Brezilya’daki herhangi biri aynı müzikleri dinliyoruz. Aynı şarkıların anlamlarına hayran kalıyoruz falan.
Garip hisler bunlar.
Çünkü ben bir gün Paris’te rötar yapmış uçağımı beklerken, karşı koltukta başka bir yöne gidecek olan uçağı bekleyen biri olacak. Aynı şarkıyı dinlediğimizi farkedicez önce. Hiç olmadığımız kadar rahat olup kulaklıklarımızı paylaşıcaz. Uçaklar çok rötar yaparsa, uyuruz bile.
Sonra. Sonra malesef ayrılık vakti. Ama yine aynı şarkıyla veda etmenin huzuru olur içimizde. Dinlediğimiz her şarkıda birbirimizi bulacağımızı biliriz.
Ben Paris’e bir dahaki gidişimde, rötar yapmış uçağımı beklerken, onun karşımda oturacağını bilirim.
Ve o günün cuma olacağını.
Friday I’m in love.
30 Aralık 2009 Çarşamba
Öyle.
Bugün kulüpte, en önde oturan kızın saçı çok komikti. Topuz yapmış. Ama kocaman fiyonk tokayla tutturmuş. Genelde insanların tarzlarına karışmam ama, komik. Topuzundan kat kat daha büyük fiyonk toka. dfgfjh
Sonra, bir hareket dikkatimi çekti. Onun arkasındaki kız saçını topuz yapmaya çalışıyordu. Saçı döndürürken bir tutam döküldü böyle arkaya ben de toplar sandım. Nerdeeee, aldı tokayı taktı. Onlar arkada sallandı, topuz yukarda onlara baktı. :P
Sonra tam bunlara kahkahalarla gülüyorduk, geçti bitti atlattık derken, önümde oturan kız, -biraz erkek gibi- bacağını kaldırdı sıraya koydu. Biz kalakaldık öyle. Güldük, geçtik. Sonra bi baktım, bacağındaki sivilceleri sıkıyor.
Dönüp Buse'ye baktım. O da görmüştü. Karnımız ağrıyana kadar güldük.
Sonra zil çaldı. Çıktım. öyle.