Blogum blogum canım blogum. Yazmayıp yazmayıp böyle bir konuda yazdığım için beli dövebilirsin, vurup kırabilirsin AMA YAZMASAM OLMAZDI ANLIYO MUSUN YAZMASAM OLMAZDI İŞTE!
Ben de istedim çekilişe katılmak....Heves ettim. Siz de katılın, hep birlikte hediye kazanalım. Ve başlıyorum.
1)FashionOnBoard'un müthiş Dark Kiss Noir Desir çekilişine burdan
2) Tırnaklar Fora'dan CHANEL OJE kazanmak için burdan
3)Yağmur'un Modasından biiiir sürü krem kazanmak için burdan
4)Aswang'ın Köşesi'nden ojeler, saç bakım kremleri, defterler kazanmak için burdan
5)MakeUpParfume'ün Victorias Secret, Urban Decayden oluşan seti için burdan
6) Güzellik Kazanı'ndaki çeşşit çeşit hediyeler için burdan
7)Makyaj Günlüğü'nün üç kişiye dağıttığı bu setlerden birine sahip olabilmek için burdan
8)Zep's World blogundaki o kalpli hırkayı istiyoruuum! diyosanız burdan
9)Vee son olarak New York Lover'ın bir kişiye vereceği Vivienne Westwood bilekliği için burdan
gidiyoruz beybilerim.
Bu kadar uğraştım, umarım bunlardan biri ya da birkaçı benim olur ya. OLSUN YA. çok heves ettim valla. normalde blogumda uğraşmam ama. gönül bu.....
Öptüm sizi.
16 Aralık 2011 Cuma
Çekilişler!
7 Mayıs 2011 Cumartesi
28 Ocak 2011 Cuma
Sorun çok basit.
Merhaba bloğum canım bloğum. Götüm sıkıştı yine evet. Yoksa yazmazdım evet. BİLİYORUM HAKLISIN NE SÖYLESEN HAKLISIN EVET!!11 Neyse. Blogla konuşup saçmaladığıma ve hepiniz burda okumayı bıraktığınıza göre, ben konuya girebilirim.
Özel hayatım kalmadı lan. Bi burası bilinmiyor diye döndüm yine kürkçü dükkanıma. Merhaba ben tilki bu arada.
Şimdi size bi çocuktan bahsetmek istiyorum. Üzüm bu çocuğun adı tamam mı. En başından olayları anlatayım dicem ama, çok uzun iş valla sıkılırsınız.
Neyse işte bu çocuk benden hoşlanıyor mu hoşlanmıyor mu anlamıyorum. ANLAMIYORUM İŞTE. Adam konsere gidiyor, bana mesaj atıyor. Konserde bana niye mesaj atasın ki? Msnde konuştuk geçenlerde 3 saat. Sonra okulda gözümün içine baka baka bir şeyler anlatıyor falan filan. Ama sonra gidip en yakın arkadaşımın saçını alıp önüne atıyor. Sonra benim yüzüm düşüyor haliyle, uzaklaşıyorum ortamdan. Sonra arkadan duyduğum şey "trip atıyo" cümlesi. ÜZÜM SÖYLEDİ BUNU. Bu da demek oluyor ki hoşlandığımı anlamadıysa şu zamana kadar anladı.
Zaten geçen hafta da yanında elim titriyodu. "Elin titriyo?" dedi. "Olabilir böyle şeyler." dedim mal gibi. dfkgnfd OLABİLİR NE LAN? Neyse. O da dalga geçti pislik. Elini titretti böyle falan.
Yani diyorum ki, kessssin hoşlanıyor. Öyle şeyler yapıyor ki, cidden hoşlanıyor diyorum. Sonra bir bakıyorum, abuk subuk bir şey yapıyor bu. Ne hoşlanması ya diyip kendimi yerden yere atıyorum. Ben napayım, nerelere gideyim bilmem. Bir de bunun doğumgünü geliyor şimdi tamam mı. Allahım bunun gerginliği beni delirtecek, sürekli düşünüyorum. "'Doğum günün kutlu olsuun.' yazayım. Yok gülücük de koyayım böyle :) Yok yok. O ne lan. Slm nbr kızı gibi. İyi ki doğdun diyim. İyi ki varsın mı desem. E bu da yavşar gibi oldu. Mesaj mı atsam telefonuna, facebook da duvarına mı yazsam? Ay mesaj atmayayım. Kesin anlar."
İşte böyle. Klasik bir ergen problemiyle karşınızdaydım, ama problem problemdir.
TEYK KEYIR.
19 Ocak 2011 Çarşamba
8 Aralık 2010 Çarşamba
15 Eylül 2010 Çarşamba
Nabersiniz gençler? Ben de iyiyim. Büyüyorum falan işte. Bilirsiniz. O kadar çok blog açtım ki, kafayı yemek üzereyim. Hangisine yazacağımı şaşırdım. Patates püresini de kimliğimi deşifre edince, yazamadım haliyle. Özlemişim de. Bir yazayım dedim. Sizi seviyorum. öptüms.
22 Haziran 2010 Salı
gizli bir yer lazım.
Hiç gizli bir yerim yok.
Anlatamadığım o kadar çok şey var ki. Dolup taşıyorum artık.
Beni en çok üzen, kimsenin hayatında "bırakamadığı insan" olamamam. Düşünsene. Hiç olamadım.
Olabileceğimi de sanmıyorum.
Genelde, geliyorlar, gidiyorlar. Ben durup el sallıyorum. Onlar salladığım eli göremezler.
Görmelerine gerek yok. Vakit kaybı.
Şimdi gelse seni seviyorum dese ne derim acaba lan.
Ne bileyim. Çok da umrumda değil.
Yoruldum. Hayal kurmaya tekrar başlayamazsam ölücem.
20 Haziran 2010 Pazar
NAPIYORUM LAN BEN. blogum blogum canım blogum. dert ortağım, yoldaşım.
Geri döndüm sana. diğerleri edebi edebi takılsınlar. onlara da yazarım arada. AMA SEN.
günlüğüm oldun utandım bi ara senden. NE SAÇMA ŞEYMİŞ LAN.
eeheheh. dur. yeni haberlerle dönücem sana. caaanım blogum. bidenecik blogum.
20 Mayıs 2010 Perşembe
Arkadaşım olmaması gereken ama yine de yanımda olmasını istediğm birini kaybettim.
Kaybettim de etmedim aslında.
Üzgünüm. Hastayım. Napacağımı bilemiyorum.
Biraz yorgunum. Biraz seviyorum.
Birazdan daha fazla seviyorum.
Çokça üzülüyorum.
Bu kadar.
3 Mayıs 2010 Pazartesi
1 sene.
Çünkü bir sene oldu ben burayı açalı.
Koooskoca bir sene.
Vazgeçmem kolay olmuyor. Burda koskoca bir senem yatıyor. Hergün girip yazdığım 1 sene. Dile kolay be.
Valla.
İyi ki doğdun Çikolata Kız.
İyi ki açmışım bu blogu.
İyiii ki.
Ama içimde devam edememenin üzüntüsü var hala. 1 senede pes etmenin.
neyse.
29 Mart 2010 Pazartesi
It's time to say goodbye.
Ben az önce bi karara vardım.
Bilmiyorum, döner miyim kararımdan; ama artık bu blogun gitme vakti geldi.
1 sene oldu Çikolata Kız'ı açalı.
Buraya kara kara "öff ne yazayım ki yeaa" diye düşüneli bir sene oldu.
Sonra bırak ne yazacağım diye düşünmeyi, post abandığım günler oldu.
Ama sanırım bitmesi gerek.
Şu an acayip duygulandım. Ama ne bileyim.
Uçandepik var. O tanıştırdı beni blogspotla. Ne güzel oldu.
Sonra Finduilas var. İlk izlemeye başladıklarımdan biri.
Lassombra var. Ay o kadar çok ki. Herkesi yazmak istiyorum şuraya. İzlediğim herkesi.
Çok seviyorum ben sizi.
Bir sürü küçüklük hikayem var bu blogta. Bırakıp gidiyorum. Arada açar okurum.
Gülerim, eğlenirim. Siz de okuyun arada.
Of. Bitiricem burda.
Belki böyle belirli günlerde girer, 1-2 post girerim ama fazlası olmaz.
Tanıdığım, tanımadığım farketmez. Burda bulunan herkesi gerçekten çok seviyorum.
Bir sürü arkadaşım oldu. Ay bitiremedim konuşmayı. Sanki blog yazmayı bırakıyorum he.
Of.
İyi ki varsınız.
Sadece diyecektim ki,
Güle güle çikolata kız!
Hoşgeldin patates püresi.
Sonra işte.
Bu hafta sadece pazar günü ailecek dışarı çıktık ya.
O çok koydu. Çok ama böyle. sfjhgsbfg
Çok fena hayallerim vardı. Hala Alice'e gidemedim ben! Çok üzülüyorum.
O değil de, İZMİRDE YASTIK SAVAŞI VAR!
3 Nisan'da, Alsancak'ta. Müthiş eğlenceli olur.
Saat 5'ten 10'a kadar falanmış. Ama imkansız tabi gitmem.
Bu daha da üzücü değil mi allaaasen?
Neyse. Konser programları da açıklanıyor. İstanbul'a gideyim bi. bi gideyim. Hepsin gitmek istiyorum konserlerin. Heeepsine.
Haftaya da alan seçimleri için özel toplantılar yapacaklarmış.
Of çok mutsuzum. Ne seçeceğim konusunda hala bir fikrim yok. Ya yabancı dil ya sözel ama sayısalcı olmam konusunda çok fena baskı yapacaklar.
Ben sanatla ilgilenmek istiyorum ama. Napsam bilemedim açıkcası. Sayısal asla seçmem de sözel konusunda da tereddütlerim var. Çünkü bilinçli seçmiyor bölümünü kimse. Adamın matematiği, fen grubu falan hep 3. Sayısalcı olacağını söylüyo. Şaka gibi ya. Bir amaçları yok. Deli oluyorum. Çok kızıyorum. Bananeyse. Ama öyle. Onlar yüzünden aptal saptal insanlar sözel seçiyor.
İşte böyle cimcimelerim. hahah.
Özlemişim.
Neyse. hadi görüşürük sonra öptümsss. bayssss. XD
15 Mart 2010 Pazartesi
Tesadüf-Şans
Ben mesela. Tesadüfleri severim. Çok da tesadüf olur hayatımda.
Burdan da anlaşılacağı gibi bugün tesadüf yaşadım.
Kapıda kaldım ben. Sabah anahtarımı koyuyordum tam, köpeğimin ayağını sileyim, saçımı toplayayım derken unutmuşum. eve bir geldim, anahtarım yok!
hah dedim boku yedik. sonra B'lere gideyim dedim. Bir de ne göreyim?
Elma, onların karşı komşusu. Tanıdı tabi beni. B ablayla dedikodusunu yaptık biraz. Bebeklerle oynadım. Sonra eve geldim.
Kıssadan hisse, tesadüfler güzeldir.
O değil de, şimdi tesadüf diyince aklıma geldi. Ben şanslı mıyım bilmiyorum hiç. Yani ne bi çekilişten bir şey çıktı, ne bi lotodan para çıktı. Sadece biliyorsunuz blog çekilişinden kitap çıkmıştı. O kadar. Ama kendime şanslı demeye devam ediyorum. Bilmiyorum. Ama şanslıymışım gibi. Çok garip* geliyor.
*Bu sözcük ömrümün sonuna kadar benimle olacak galiba. Kurtuluş yok sanırım. Haha.
13 Mart 2010 Cumartesi
Mıtlı.
*Bugün sosyalliğin dibine vurdum. Artık bir Moleskine sahibiyim ve çok okumak istediğim bi kitap aldım. Mutluyum. Huzurluyum da.
*Sınav haftası ve yumurta kapı ilişkisinden başka bir pürüz de yok zaten. haha
*Yazmam gereken mektuplar var. Pazartesi atmalıyım.
*1-2 ay sonra blogum 1 yaşına giriyor. Çok heycanlı.
öptüm genşler.
10 Mart 2010 Çarşamba
27 Şubat 2010 Cumartesi
Yürüyen İnsanlar
Günler günleri kovalar, benim canım sıkılırken size sokaktaki insanlardan bahsetmek istiyorum.
Ben bazen yürürken selam veriyorum insanlara. Tanımıyorum ama işte. Gülümsüyorum falan.
İşte bu yüzden sokaktaki insanlar çeşit çeşit.
1)Hızlı ve yere bakarak yürüyen insan: Ben mesela. Eğer yanımda arkadaşım falan yoksa hızlı ve yere bakarak yürürüm. Kendi kendime konuşurum falan. Böyle durumlarda insanlardan kaçmış oluyorum. Bir an önce gideceğim yere ulaşmak ve insanlarla iletişim kurmamak istiyorum falan. O yüzden yani. Soyutlama isteği sanırırm genelde.
2) Yaylana yaylana, bakına bakına: Bu insanlar 1. tip insanları çıldırtır genelde. Allahım bi hızlı olla başlayıp tüm küfürleri geçirir içinden insan. Sollamaya çalışırsın ama olmaz. Kaplamıştır bütün yolu. Allah bilir yanında arkadaşı da vardır. Hiç sevmem kısacası. Arada bu tipten de olabiliyor insan ama konuyu saptırmayalım :Pp
3)Gözünün içine baka baka: Böyle hanzolar var tamam mı ama nasıl gerizekalılar. Kes biç. Kafanı eğip "görmüyorum kii görmüyorum kii" taklidi yaptırıyolar sana. Dik dik bakıyolar falan. Saçma.
Daha açılır belki bu konu da, ben genelleme yaptığım için 3 başlıkta topladım bunları. Yoksa bunun krosunu mu ararsın, yaşlı teyzesini mi, yol soranını mı bol bol çeşit çeşit.
Bir postun daha sonuna geliyor ve "bu da dahil tüm genellemeler yanlıştır" ifadesini unutmamanızı söylüyorum.
cimcirensmiley.
15 Şubat 2010 Pazartesi
şu başlık yazmaktan zorlandığım kadar zorlanmıyorum geometride yemin ederim.
Döndüm ben Çikolata Kız. Her gün aklımdasın da işte. Yazacak çok şey olmasına rağmen yazamıyorum sana.
Eski günlerime geri dönmeye çalışıcam. Söz veriyorum. Kime veriyorum, bilmiyorum ama. Söz.
Çikolata sözü.
Bu aralar çok garip hissediyorum ben. Birisinden hoşlandığımı biliyorsun.
2. kez ekledim. Kabul etmişti. 13 Şubatta işte. Bugün. Bugün içime doğmuştu. Siliceğini biliyodum.
Öyle de oldu.
İlk kez karşıma öyle birisi çıkmıştı.
Ya şimdi bildiğin platonik aşık, liseli, ergen kimliğiyle yazıyorum ama napayım. Öyleydi.
Yani, benim ona kurduğum cümlelerle, onun durumuna yazdığı cümleler nerdeyse birebir.
Müzik zevkimiz birebir.
Ben daha ne diyeyim anacım. Sen söyle ne diyeyim? hıağğ?
Kızdım işte. Anladı bence. Anlasın. Çok da fifi. fghng
Başka konuya gireyim en iyisi.
HAŞİN'le çok dalga geçti arkadaşlarım. Çocuk anlıyor ondan bahsettiğimizi. Uzaklaştı haliyle. Ona üzüldüm ama. Belki benim hissettiklerimi hissediyor.
Empatiden ölücem bi gün yemin ederim. :D
Sınıfımı sevmeye başladım. Sınıfımız sürekli değiştiği için, özellikle tam alıştıktan sonra değiştiği için, sürekli bi uyum sürecindeyim.
çıldırıcam. ders çalışasım da yok ha. ne biçim psikoloji içine girdim bilmiyorum.
o değil de, biz 6. sınfta bi gün bi müzik grubu kurup çok ünlü olacağımızı hayal ederdik. bunun için hiçbir şey yapmadık. 6 sınıftaki zekamızla şarkı sözü yazmaktan başka tabi.
sürekli bunlar aklıma geliyor.
sürekli liseye geçince hayatımın dönüm noktası olacağını düşünüyordum.
aklıma geldikçe bi garip oluyorum.
18ime 3 sene kaldığını yüzüme vurdular geçen gün. başımdan aşağıya kaynar sular döküldü.
olamazdı. ben büyüyemezdim. daha hiçbir şey yapamamıştım. falan filan.
burda yazmaktan başka yaptığım bir şey de yok zaten.
öyle bok bok takılıyorum lan fdhbgfdhbg
neyse. bu da bir eğlence.
yine de bu blog bana çok şey kattı lan.
mesela bi öğretmen internet bağımlığınlan, abuk subuk oyunlar oynamamızdan şikayet ediyor diyelim. o sırada içimden nasıl bağırıyorum bi bilseniz. "ben her gün blog yazıyorum senin haberin var mı. senden daha iyi takip ediyorum gündemi lan. sensin internet bağımlısı. haah!" diye fdhbgfd
mesela şey oldu bugün de kompozisyon yazın dediler bize. eskiden kompozisyon diyince korkardım ben. yazardım ama kasmam gerekiyodu. bugün gözümün içi parladı.
içimden kıs kıs güldüm. "ben hergün kompozisyon yazıyorum kieeeğğğğ ihihihii" dedim ve döktürdüm. :D her gün bilmem kaç paragraf yazdığım düşünülürse haklıyım.
ben yazar mı olsam ki.
tiyatrocu. yazar. şarkıcı.
bunlar. gelişmem gereken konular.
oh. döktürdüm. acısını çıkardım. RAHATIM.
hadi ben gittim genşler. görüşürüz çikolata kız.
you know you love chocolate :P
30 Ocak 2010 Cumartesi
Haşin/Ceviz/Tatil
Ablam geldi işte son yazıdan sonra. Bir haftadır onunla ilgileniyordum. Gezdik falan. Ama Alsancak'a gidemedik nası koydu biliyo musun :D Her neyse, halam geldi bu sıralarda. Atkı ördü bağa. Çok hoşuma gitti atkı. Her yere takasım geliyo. Ablam eldivenini de hediye etti bana. Mutluyum falan.
Onun dışında bi o sitede bi bu sitede dolanıp duruyorum. Bi mimim var onu da yazıcam yakın zamanda.
Yarın da gidicek ablam zaten. Özleyeceğimden eminim ama işte. Gitmek zornda. Şimdilik tek tesellim bu.
Geçen yazıda bi çocuk var benden hoşlanıyo korkuyorum demiştim ya. Lakabı HAŞİNdi hani :D He işte, şimdi bu çocuk sapık tamam mı? Bu çocuğa okulda, "Külotçu" diyorlar. Düşün artık sapıklığını . Bizim sınıftaki çocuklara fantazilerini, yaşadıklarını falan anlatıyormuş hayvan :D
Tipi de bi garip. Tuvaletten çıktıktan sonra koridorda kapatıyo fermuarını öküz :D O kadar iğrenç ki. Geçenlerde "Safinaz"la yolun ortasında duruyoduk da üzerime doğru geldi kese kese.
Ondan sonra bu çocuk beni feysbukta ekledi. Ben bi çocuktan hoşlanıyodum baya, kabul etmedi feysbukta beni çok üzüldüm diye empati kurup ekledim bu çocuğu. Anam çocuk bi yapıştı!
Okulda sürekli beni kesiyo. Sürekli önümden geçiyo. Artık arkadaşlarım bak şimdi dönüp bakıcak diye iddiaya girmeye başladılar ya. dönp bakıyo üstelik djghdn
her neyse, film izliyoduk okulun son günü. oturduğumuz sıraya oturdu çocuk ya! anam beni bi tırsma aldı. çocukla aramızda iki koltuk var sadece. aramızdaki koltuklar boş. Safinaz da yalnız bıraktı beni! Kaçtı hemen sağda yer bulup. Elini tutuyorum artık Safinaz'ın beni bırakma diye. İ* falan "angelica, hala yaşıyo musun ses ver" diyodu öndeki koltuktan. Çocuk bi de ülkücü falan.
Çıkışta kıstırır. yapar yani.
öyle geçti. en son feysbukta, "okulda hiç pas vermiyosun" yazdığından beri çevrimdışıyım.
korkuyorum haceeer. çok korkuyoruum.
bu da böyle bi anımdı işte. arkadaşlarım biri kolumdan çekiyo, öbürü ne bakıyosun diyo çocuğa. böyle geçinip gidiyoruz işte dhbgd okul başlayınca napıcam bilmiyorum.
dersler başlasın istemiyorum zaten. ceviz'imi de çok özledim. 2-3 fotoğrafını görebiliyodum eklemeden en azından. onları da kitledi öküz. göremiyorum şimdi hiç birini.
ÇOK MAĞDURUM MEMEDALİ BEEEEEEY.
hadi genşler. CİMCİRDİM.
dipçik not: buraya kadar okuyabildiysen, akşam makşam deme, git bi çikolata ısmarla kendine. valla. hatta izmir e yolun düşerse ben alrım çünkü abarttım biraz. ihi.
22 Ocak 2010 Cuma
Tatil laaaaan.
İşte bugün karneleri aldık. Ceviz bugün okula gelmedi. Saçlarım da çok güzeldi halbuki. Olsun.
Bu aralar ergenlik damarlarım fazla kabarıyo. Heeerlısıyla atlatalım da bi.
Bir süre insanlarla hiç iletişim kurmak istemiyorum aslında. Böyle kendi haline bırakılmış, duymadığı için adını unutmuş biri olmak istiyorum. Böyle dolanayım ortalarda, kendimle baş başa kalıp yalnızlığın ne kadar muhteşem bir şey olduğunu düşüneyim. Kötü olduğunu düşündüğüm zaman dönerim sosyal hayatıma.
Zaten bi kitapçık verdiler okulda. Sosyal hayat kalcakmış gibi gözükmüyo. Çalış dur diyolar.
Bileydim liseye geçmezdim ha. Zor be. Bilmemkaç kişilik 9. sınıflardan sadece 3 kişi alıyor taktir. Üstelik derslerim iyiydi benim. Kahretsin. Teşekkür de iyi ama taktir varken koyuyo biliyo musun?
Üstelik matematikçiden sözlü notuyla birlikte 5 bekliyodum. Fizikçiden de 4. Ama ben bunu hakediyodum. Gerçekten. Diğerleri haklı ama bunlar kesinlikle değil.
Her neyse. iki tane 3, üç tane 5 ve gerisi 4 olan bir karne kötü sayılmaz sonuçta.
Sonra size bir ara dur lakap bulalım mmm HAŞİN olsun adı. Onu tanıtıcam size. Bu aralar korkuyorum bu çocuktan.
Özetlyecek olursak,
- Tatil geldi laaaaaaaaaaaan.
- Birisi benden hoşlanıyor.
- Birisi daha benden hoşlanıyor.
- Birisini çok seviyorum.
- Oha tatil ödevleri nası biticek?
- 2. maddeyi size anlatıcam meraklanmayın.
- maddelemiyodum ya cıvığını çıkarcam şimdi dfhgbd
- karnem de iyi işte nolsun..
- asosyalliğim ve ergenliğim üzerimde.
- ve son olarak. ABLAM GELİYO ULEEEEEEEEEEEEYN.
Sizi çok özlemişim be.
